#Kılıçdaroğlu'ndan #Özgürüz'e önemli açıklamalar: Ülkenin yeniden inşası gerekiyor.

#Kılıçdaroğlu'ndan #Özgürüz'e önemli açıklamalar: Ülkenin yeniden inşası gerekiyor.

Episode description

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde aralarında Özgürüz Radyo Ankara muhabiri Altan Sancar'ın da olduğu gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle: *Türkiye'nin bu kadar sorunu var, derdi var. Bizim kamuoyuna yaptığımız her açıklama, bir anlamda bizim ittifakı bir araya getiren düşünceler bütünlüğünü oluşturuyor. Yani güçlendirilmiş parlamenter sistemden söz ediyoruz. Hasar tespit komisyonu ile toparlanma sürecinin başlangıcında neleri yapacağımızı anlatıyoruz. Bir şekliyle bir program da açıklamış oluyoruz aslında. Bu aşamada birlikteliğimizi daha ileri bir noktaya taşıyoruz. *Biz Suriyelileri göndereceğiz, ama muhatabımızın Suriye'nin meşru hükümeti olması lazım. Meşru hükümetle karşılıklı büyükelçiliklerin açılması, o görüşmelerin yapılması ve arkasından onların can ve mal güvenliklerinin sağlanması ve teminat altına alınması gerekli. Onlara, orada bizim iş adamlarının fabrikalar kurarak, istihdam yaratmaları gibi. Zaten Suriye'de o fabrikalar vardı, onların çalışması lazım yeniden. *İŞİD militanlarının oraya nasıl geldiğini, nasıl finanse edildiğini, Suriye'nin iç işlerine nasıl müdahale edildiğini hepimiz üç aşağı beş yukarı biliyoruz. O nedenle ilişkiler gelişsin, hiçbir itirazımız yok. Suriyeli kardeşlerimiz de kendi ülkelerine dönsünler. Ama siyaset kurumunun oturup bir iç hesaplaşma yapması lazım ve özellikle devleti yönetenlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından özür dilemeleri gerekiyor. *Gittiler S-400 aldılar. Ben “Kime karşı kullanacaksınız? Yunanistan'a karşı mı kullanacağız? NATO ittifakı içinde! Suriye'ye karşı mı kullanacaksınız? Orada çok daha güçlü olan Ruslar var. İran'a karşı mı kullanacaksınız? Kasr-ı Şirin’den bu yana aramızda hiçbir sorun çıkmamış. Rusya'ya karşı mı kullanacaksınız? Zaten silahı size veren o. Niye aldınız? Neyin bedeli olarak aldınız? Neyin bedelini ödediniz?” diye sormuştum. Bu soruların yanıtını şu ana kadar almış değiliz. Arkasından Türkiye'nin F-16, F-35 ve yedek parçaların burada üretilmesi konuları ile savunma sanayi çok sorun yaşadı. Dolayısıyla Türkiye'nin kendi savunması açısından içinde bulunduğu ittifakla birlikte hareket etmesi en doğru olanıdır. *Beşli çetenin Londra'da çok büyük malikaneleri var, imkanları var, iş yerleri var. Paraların büyük bir kısmını dışarıda tutuyorlar zaten. Bunu hepimiz biliyoruz, bütün dünya biliyor aslında. Onlar da “Biz yurt dışına para götürmüyoruz” demiyorlar zaten. Yani “Erdoğan ailesi götürüyorsa biz de götürürüz” diyorlar. Erdoğan ailesi götürmüyor mu? Götürdü. Man Adası’nda söyledik, bankanın dekontlarını açıkladık. Banka “Bu dekontlar bize ait değildir” demedi. Ama hâkime telefon edip, özel hakimler tayin edip beni tazminata mahkûm ettiler… bu ısrar ediyor. Ben bir dekont açıklıyorum, dekontunu açıkladığım banka “Bu denk kod bize ait bir dekont değildir” demiyor. *Yüz yıllık cumhuriyet birikimini siz yirmi yılda yok edemezsiniz. Yok etmeye çalıştılar. Bakanlıklardan başlayarak, önemli kurulları yok ederek, devletin akademisi diye tanımladığımız belli önemli kurumları tümüyle tasfiye ederek denediler. Maliye Teftiş Kurulu, Devlet Planlama Teşkilatı gibi devletin en seçkin bürokratlarının olduğu bu kurumlar tümüyle tasfiye edildi, yok edildi. Ve devlette bürokrasi vasatlaştırıldı. Hatta nitelikli bürokratlar aşağılandı. Örneğin büyükelçilere ‘monşer’ diye hitap ettiler. Yani “Hiçbir şeyden anlamaz” diyerek aşağılandılar. Bunlar bir köşeye atıldılar. Bunların yerine Dışişleri Bakanlığı hiçbir ilgisi olmayan isimleri gönderdi. Bürokraside böyle tablolar yaşadık. Büyükelçi olarak atadıkları kişilere bakın. Bütün bunlara rağmen devletin içinde hala son derece saygın, görevini iyi yapan, olumsuz yazılara ya da kendisini ileride zor duruma sokacak veya devleti zor duruma sokacak yazılara imza atmayan bürokratlar var. Bunlar devletin kalbidir ve bu kalp atıyor. Bunlar bir heyula gibi çöktüler bürokrasinin üzerine.